Myanmar Devlet Televizyonu (MRTV) tarafından yapılan haberlere göre, 28 Mart 2023 tarihinde Myanmar’da meydana gelen depremlerde yaşanan can kaybı ve yaralanan kişi sayısı giderek artıyor. İlk raporlar, deprem felaketinin ardından ölü sayısının 2,886’ya ulaştığını, yaralı sayısının ise 4,639 olarak kaydedildiğini göstermekte. Bu durum, ülkedeki mevcut insani krizle birlikte daha da endişe verici bir hale gelmekte.
Arama-kurtarma ekipleri, çeşitli bölgelerdeki enkaz çalışmaları sırasında yaralı olarak 3 kişiyi kurtarmayı başardı. Ancak, genel tablo gerçekten korkutucu; birçok insan hala kayıp ve kurtarma çalışmaları, zorlu hava koşulları ve altyapı sorunları nedeniyle yavaş bir şekilde ilerliyor.
ASKERİ YÖNETİMİN HAREKETLERİ
Myanmar Now haber kaynağına göre, askeri yönetim, deprem sonrası yardım ulaştırmak üzere kuzeydeki Shan eyaletine doğru ilerleyen Çin Kızılhaç Derneği konvoyuna ateş açtı. Askeri yönetimin sözcüsü Tümgeneral Zaw Min Tun, konvoyun, Ta’ang Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (TNLA) kontrolündeki bir bölgeden geçtiği esnada ateş açıldığını doğruladı. Tun, “Konvoyu durdurmaya çalıştık ama onlar durmadı. Ardından yaklaşık 100 metre öteden uyarı amaçlı ateş ettik,” dedi. Bu olay, ülkedeki mevcut siyasi gerginliği ve insani durumu daha da karmaşık hale getirmektedir.
DEPREMLERİN ETKİLERİ
28 Mart’ta meydana gelen depremler, Myanmar’ın orta kesimindeki Sagaing bölgesinde, 7.7 ve 6.4 büyüklüğünde iki ardışık sarsıntıyla gerçekleşti. Bu depremler, komşu ülkeler olan Tayland ve Çin’de de güçlü bir şekilde hissedildi. Yerel halk, depremlerin büyük bir yıkıma neden olduğunu ve bu durumun can kaybının artmasından endişe duymalarına yol açtığını ifade ediyor. Yerel yönetimler, acil durum planlarını devreye sokmakta gecikmekte, bu da kurtarma ve yardım faaliyetlerinin etkinliğini olumsuz etkilemektedir.
Myanmar, son yıllarda siyasi ve insani krizlerle boğuşmakta ve bu tür doğal felaketler, zaten zor bir durumda olan halk için durumu daha da kötüleştirmektedir. Türkiye, ülkeye yardımlar göndermeye ve insani ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olmaya çalışmaktadır. Ancak, uluslararası yardım teşebbüsleri, askeri yönetime dair gerginlikler nedeniyle zorluklarla karşılaşabilmektedir.
Sonuç olarak, Myanmar’da meydana gelen depremler hem doğal bir felaket olarak hem de askeri yönetimin müdahaleleriyle birlikte farklı boyutları olan bir insani kriz yaratmaya devam ediyor. Yaşam kaybı ve yaralanan kişi sayısındaki artış, halkın geleceğine dair belirsizlikleri artırıyor. Acil yardım ve uluslararası destek çağrıları, durumu daha da acil hale getirirken, kurtarma çalışmaları tüm hızıyla devam etmektedir.