Uzm. Dr. İbrahim Hakkı Dursun, kanserle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. “Biz daha çok hastalarımızda günlük yaşamda dikkat etmesi gereken beslenme kurallarına, yaşam tarzı değişikliklerine vurgulamaktayız” şeklinde bir değerlendirme yaparak, sağlıklı beslenmenin kanser riski üzerindeki etkisine dikkat çekti. Dr. Dursun, bu yaklaşımın hem kanser sıklığını azaltacağını hem de kanser tedavisinin daha iyi sonuçlar vermesine katkıda bulunacağını ifade etti.
Doğru beslenme biçiminin önemini vurgulayan Uzm. Dr. Dursun, “Kanser bir mutasyon sonucudur; mutasyona uğramış ve kontrolsüz çoğalan hücrelerdir. Yanlış, aşırı veya uygun olmayan beslenme programları bu mutasyonların sıklığını artırmakta, bu da kanserleşme potansiyeli olan hücrelerin artmasına neden olmaktadır” açıklamasında bulundu.
“Kimyasal Deterjan Kullanımı Hücrelerimizde Mutasyona Neden Oluyor”
Uzm. Dr. İbrahim Dursun, kanserin yalnızca beslenme ile değil, çevresel maruziyetle de bağlantılı olduğunu belirterek, “Kişisel bakım ürünleri, temizlik ürünleri ve kimyasal deterjanların sık kullanımı hücrelerimizde mutasyona yol açabilir. Bu nedenle, bu kimyasalların kullanımını en aza indirmek hem kendimiz için hem de çevre için faydalı sonuçlar doğurur” açıklamasında bulundu.
“İdeal Olan Yeterli Beslenmektir”
Dursun, kesinlikle yememesi gereken bir gıda olmadığını ancak ‘genetiği değiştirilmiş’ gıdalar, katkı maddesi içeren ürünler ve hazır yiyecekler hakkında uyarılarda bulunarak, bunları önermediğini belirtti. Yetersiz beslenmenin kansere yol açabileceğini ifade eden Dursun, “Yeterince kalori, protein veya yağ almamak hücrelerin çalışma düzenini bozabilir. İdeali, yeterli beslenmektir. Doyuncaya kadar doğal gıda tüketmek ve mümkün olduğunca tek çeşit gıda ile beslenmek zorunludur” şeklinde konuştu. Kanserin daha çok işlenmiş, paketlenmiş ve katkı maddeli ürünlerden beslendiğini vurguladı.
“Vücudu Yiyecek ile Aşırı Yormak Gerekmiyor”
Hastalarına beslenme ile ilgili yasakların olmadığını söyleyen Uzm. Dr. Dursun, “İnsanlar, doğalarına uygun, doğal gıdaları ölçülü miktarda, karışık olmadan tüketebilir. Günümüzde aralıklı oruç tutma önerisi de yaygın. Bu yöntem, bağışıklığın kendi kendine çalışabilmesi için vücudu yiyecek ile aşırı yormamak adına tercih edilmektedir” dedi.