Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun, süt ve süt ürünlerinin kolon kanseri üzerindeki etkilerine dair yapılan araştırmaların sayısının giderek arttığını vurguladı. Bu alanla ilgili olarak yeni bir araştırma, kalsiyum alımının kolorektal kanser riskiyle ilişkisini incelemekte. Prof. Dr. Coşkun, bir bilim dergisinde yayımlanan çalışmaya atıfta bulunarak, daha yüksek kalsiyum alımının bu tür kanser riskini azalttığını belirtti.
KALSİYUM ALIMI KANSER RİSKİNİ AZALTIYOR
Prof. Dr. Coşkun’un yaptığı açıklamada, “Yakın zamanda Zouiouich ve arkadaşları tarafından yayımlanan çalışmada, başlangıçta kanser tanısı almamış, yaşı 50 ile 71 arasında değişen ve 20 yıldan fazla bir takip süresine tabi tutulan 471,396 sağlıklı birey incelendi. Araştırma, kalsiyum alımının kaynaklarından bağımsız olarak tümör bölgesine göre daha yüksek kalsiyum alımının daha düşük kolorektal kanser riski ile ilişkili olduğunu ortaya koydu,” ifadelerine yer verdi.
Prof. Dr. Coşkun, takip süresi boyunca katılımcılar arasında 10,618 birinci primer kolorektal kanser vakasının tespit edildiğini de ön plana çıkardı. Araştırmada, kalsiyum alım miktarları karşılaştırıldığında, düşük kalsiyum alımına sahip grup (erkeklerde 407 mg/gün, kadınlarda 401 mg/gün) ile yüksek kalsiyum alımına sahip grup (erkeklerde 1773 mg/gün, kadınlarda 2056 mg/gün) arasında belirgin bir fark olduğu bulundu. Yüksek kalsiyum alan grubun kolorektal kanser riski daha düşük olarak belirlendi.”
Araştırmanın katılımcılarının kalsiyumu süt gibi süt ürünlerinden, besin kaynaklarından ya da kalsiyum takviyelerinden aldıkları belirlendi. Sonuçlar ışığında, kalsiyum alımının artırılmasının, özellikle düşük alım oranına sahip gruplarda, kolorektal kanser riskindeki önlenebilir farklılıkların azalmasına katkıda bulunabileceği sonucuna varılabilir,” dedi Prof. Dr. Coşkun.
Bu çalışma, halk sağlığı açısından oldukça önemli bir buluş olarak değerlendiriliyor. Zira, kalsiyum alımını artırmanın, bireylerin kolon kanseri risklerini azaltma potansiyeli sunması, beslenme alışkanlıklarının bu hastalığın önlenmesindeki rolünü yeniden gözler önüne seriyor. Özellikle, toplumda sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi ve bu tür araştırmaların kamuoyuyla paylaşılması, sağlık bilincinin artırılması adına kritik bir adım olarak kabul ediliyor.
(İHA)

Eğitime kar engeli! Tatil haberleri peş peşe geldi