İsrail’in Haaretz gazetesinin haberine göre, Siyonist lider Itamar Ben-Gvir, Batı Kudüs’te düzenlenen bir gösteride, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yeniden başlatılması, bölgenin işgal edilmesi, Filistinlilerin sürgün edilmesi ve yerleşim yerlerinin inşa edilmesi talebinde bulundu. Bu gösteri, Filistinlilere yönelik sert ve saldırgan bir politika çağrısı içermekteydi.
Ben-Gvir, “Bugün herkes göçü teşvik etme konusunda haklı olduğumu biliyor ve bugün bunu dünyanın en güçlü ülkesinin başkanı da söylüyor,” diyerek ABD Başkanı Donald Trump’a atıfta bulundu. Bu ifadeler, Ben-Gvir’in Filistinlilerin yerinden edilmesi gerektiği yönündeki görüşlerini pekiştirdiği görülmekteydi.
Aynı gösteride konuşan İsrail Çevre Koruma Bakanı Idit Silman, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, Trump ile birlikte “Gazze’den tarihi bir göçü teşvik etmek için çalıştığını” söyleyerek dikkat çekti. Silman, “Şükürler olsun ki buna kararlı bir hükümetimiz var. Gazze için tek çözüm, tamamen tahliye edilmesidir.” şeklindeki açıklamasıyla görüşlerini paylaşarak, hükümetin Filistin politikalarını desteklemekte olduğunu gösterdi.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’te başlayan ve ateşkesin sağlandığı 19 Ocak 2024 tarihine kadar devam eden saldırılarında, uluslararası medya raporlarına göre, 48 bin 365 Filistinli hayatını kaybederken, 111 bin 780 kişi yaralandı. Bu sayılar, bölgede yaşanan insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.
İsrail, Hamas ile yapılan ateşkes ve esir takası anlaşmasına rağmen, Gazze’de ateşkesi sıklıkla ihlal etmekte. Bu duruma örnek olarak, Gazze’deki Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Munir el-Burş’un 11 Şubat 2024 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in varılan ateşkes anlaşmasından bu yana Gazze Şeridi’nde doğrudan gerçekleştirdiği saldırılarda 92 Filistinlinin hayatını kaybettiğini duyurması gösterilebilir. Bu, bölgedeki güvenlik durumunun son derece kırılgan ve istikrarsız olduğunu ortaya koymakta.
Sonuç olarak, Ben-Gvir ve Silman gibi isimlerin yaptığı açıklamalar, İsrail hükümetinin mevcut politikalarının Filistinlilere yönelik ne denli sert ve tahripkar bir tutum sergilediğini gösteriyor. Bu durum, bölgedeki çatışmaların ve insani krizlerin daha da derinleşmesine neden olmakta ve uluslararası toplumda geniş bir tepki uyandırmaktadır. Gazze’deki durumu daha da zorlaştıran bu söylemler ve eylemler, pek çok insanın hayatını tehdit etmekte ve uluslararası barışa zarar vermektedir.