Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CDS risk priminin 250 baz puanın altına düştüğünü açıklayarak, bu durumun ekonomi programına duyulan güvenin belirgin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada yer alan bilgiler doğrultusunda, CDS (Credit Default Swap) risk priminin 2020 yılının Şubat ayından itibaren gördüğü en düşük seviyeye ulaştığı vurgulandı. Bu gelişmenin, hükümetin siyasi ve ekonomik istikrarı sağlama çabalarının bir sonucu olduğu öne sürüldü.
Mehmet Şimşek, 2023 yılı Mayıs ayına göre risk primindeki düşüşün gelişmekte olan ülkelerde ortalama 49 baz puan iken Türkiye’de bu rakamın 456 baz puan olduğunu belirtti. Bu durum, ülkenin dış finansmana erişimini kolaylaştırırken, aynı zamanda dış finansman maliyetinin de azaldığını gösteriyor. Şimşek’in açıklamaları, Türkiye ekonomisinin uluslararası piyasalarda daha rekabetçi bir konuma geldiğine işaret ediyor.
Bakan Şimşek’in bu konuda yaptığı açıklamalar, finansal piyasalardaki yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesi açısından önem taşıyor. Uzmanlar, CDS risk primindeki bu düşüşün, Türkiye’nin ekonomik performansını ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini de olumlu etkileyeceğini düşünüyor. Türkiye’nin dış borçlanma stratejilerinin başarılı bir şekilde işlemesi, piyasa katılımcıları tarafından dikkate alınmakta olup, bu durum uluslararası yatırımcılar için de önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
CDS risk primimiz 250 baz puanın altında.
2020 yılı Şubat ayından sonraki en düşük seviyeye gerileyen CDS, ekonomi programımıza duyulan güvenin ve program kazanımlarımızın en somut göstergelerinden biri.
2023 yılı Mayıs ayına göre düşüş gelişmekte olan ülkelerde ortalama 49… pic.twitter.com/Tt6XRn6Gn3
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) December 7, 2024
Yatırımcılar ve ekonomik analistler, bu gelişmelerin Türkiye’nin uluslararası arenada daha etkin bir rol almasına ve ekonomik diplomasi çabalarının güçlenmesine katkıda bulunacağına inanmakta. Ayrıca, CDS risk primindeki azalma, Türkiye için uluslararası finansal kuruluşlarla olan ilişkilerin güçlenmesini de beraberinde getirebilir. Hükümetin bu konuda attığı adımlar, ekonomik istikrarı sağlama ve sürdürülebilir bir büyüme hedefleme yönünde atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Mehmet Şimşek’in açıklamaları, Türkiye ekonomisi açısından umut verici bir tablo çizerken, CDS risk primindeki düşüşün sadece sayısal bir gösterge olmaktan öte, ekonomik güven ve büyüme potansiyeli açısından önemli bir gelişme olduğu belirtilmektedir.